Kayıtlar

Nisan, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Uzaktan çok amaçsız ve savruk görünüyor ama içinde biriktirdiklerini yok etmek için, toprağa gömdüğünü biliyorum. Acıları ve mutluluğu için toprağa serptiği onca tohum, belkide insan oluşundaki en büyük alışkanlığıydı... Duygularını canlı tutacak, ona hatırlatacak hiç kimsesi yoktu, bu yüzden toprak ona herhangi bir insandan daha yakın ve yeşeren her tohum, onun kendisi için yetiştirdiği hatıralarıydı. Mecburi sessizliğindeki en yüce gönüllü tavrı. Ben onun hiç konuştuğunu duymadım, zaten konuşacak kimsesi yoktu, güzel bir kadındı, küt saçları ve onu sarmalayan gri bir elbisesi vardı. Bacaklarına ve ayaklarına dolanan o uzun gri elbise... Onca zaman onunla konuşacak cesaretim hiç olmadı. Benim için hep bir fotoğraf karesi gibi, olabildiğine donuk ve renksiz. Onu sadece rüzgarların ve kuşların şarkısıyla anımsayabiliyorum, bu bazen beni üzüyor ama üzüntümün en büyük parçası, onun sessizliğiydi aslında. Şu, sürekli yeşeren ve büyüyen toh…